top of page
Adsız_edited.jpg

Biz Kimiz ?

1950'li yılların başı, Ege'nin bereketli topraklarında Bahadınlı Köyü'nde baÅŸlar bizim hikayemiz. O zamanlar küçük bir zeytin bahçesi ve birkaç antika makinayla iÅŸine baÅŸlayan büyük dedemiz, zeytinyağının sırlarını keÅŸfetmeye kararlıydı. Her sabah erkenden kalkar, zeytin aÄŸaçlarının etrafını dolaşır, meyvelerinin olgunlaÅŸmasını dikkatle izlerdi. "Zeytin, toprağın en deÄŸerli hediyesidir," derdi. Ve bu söz, üç kuÅŸak boyunca nesilden nesile aktarıldı.

Zeytinlerini toplayıp, taÅŸ deÄŸirmenlerinde ezip, soÄŸuk sıkım yöntemiyle elde ettiÄŸi o altın sarısı yağı, sofraların baÅŸ tacı olurdu.

​

Zamanla kazanılan tecrübe, zeytinyağının kalitesini kat be kat arttırdı. Zeytinlerin sabırla bekleyip, en doÄŸru zaman geldiÄŸinde toplanması gerektiÄŸini her zaman vurgulardı. 

O günden bugüne, bu miras baba ve oÄŸul arasındaki baÄŸla büyüdü. Babam, dedemin izinden giderek, zeytinyağı üretimine yeni bir soluk getirdi. Yeni zeytinlikler ile daha kaliteli zeytinyağını aradı. Buralarda rüzgarın yönü bile yağın kalitesi için oldukça önemli. Yenilikçi tekniklerle, dedemizin iÅŸlediÄŸi zeytinlerin en saf halini korumaya özen gösterdi. O da, her zaman o eski deÄŸerleri hatırlayarak, doÄŸaya saygılı bir ÅŸekilde çalıştı. Zeytinyağını sadece bir ürün olarak deÄŸil, bir kültürün, emeÄŸin ve sabrın sonucu olarak gördü.

​

Bugün, babamdan devraldığım bu kutsal mirasla yoluma devam ediyorum. Modern dünyaya uyum saÄŸlarken, dedemin ve babamın yıllar boyunca kazandığı bilgeliÄŸi asla göz ardı etmiyorum. Zeytinyağımızı her zaman o eski usullere sadık kalarak üretiyor, her damlasını özenle ÅŸiÅŸeliyoruz. Çünkü biliyoruz ki, her bir zeytinyağı damlası, bir ömrün emeÄŸidir.

Bizim için bu iÅŸ sadece bir ticaret deÄŸil, bir tutkudur. 

​

Umarım bu hikaye, ziyaretçilerinizi hem nostaljik bir yolculuÄŸa çıkarır hem de zeytinyağının o eÅŸsiz tadına olan özlemlerini artırır. 

​

​

​

Ufuk Özdemir 

​

bottom of page